
Hep böyle kalmak istediler belki, bizim de istediğimiz gibi .
Ne sıcaktır anne babaların yatağı.Şefkat vardır,kocaman bir kucak vardır. Sonra da yasak vardır.Ama her yasağa rağmen çaktırmadan o yatağa sesizce bir de dalış vardır. Uykularının en derin anında hissetmezler sabaha kadar çoğu zaman, sabaha kadar keyif keyiftir o zaman.Dikkat etmek gerekir uyurken, uzatırsan kafaya isabet bir bacakcık, hopppp doğru yatağını boylarsın usulcacık.Kocaman insanlar olduk, çoktan ayrıldık anne ve babamızdan ama hatırladıkca o anları hoş bir tebessüm düşmez yanağımızdan.
Neden mi anlatım bunları? Biz bugün yurtta kalan kız öğrencilerimizi ziyaret ettik. Yurt anılarımız canlandı, duygu pınarlarımız çağladı,hastalıklarımızı, hasretliklerimizi,yokluğumuzu ve hatta yurt yemeklerini hatırladık ama en önemlisi canımız ailemiz geldi o gencecik kızların akıllarına geldiği gibi aklımıza. Gitmeyin öğretmenim biraz daha kalın dediler ama yarın yazılıları vardı üstelik benden. İylikleri için hiç istemesek de, bu ziyaretleri daha önce neden yapmadığımıza hayıflansak da ayrıldık yanlarından. Kimi arkadaşımız efkarlandı hakim olamadı gözyaşlarına kimi benim gibi fırtınalar kopsa da içinde çaktırmadı.Öğretmen demek hani anne yarısı teyze demek gibi bir şey onlar gibi bizde gurbetteyiz ama onlar daha çok gençler,hastalıklarına şifa , dertlerine dermen ,canlarına can olmaya kara verdik bundan böyle; Allah kimseyi gurbet ellere düşürmeye...........